Mustafa Çelik
Vergi Danışmanı
Tarih: 30.06.2026
Kaynak: 30 Haziran 2026 Tarihli ve 33296 Sayılı Resmi Gazete (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı)
1. Giriş ve İçtihadı Birleştirmenin Gerekçesi
Hukuk yargılamasında, özellikle de ticari uyuşmazlıklardan, şirketler arası sözleşmelerden veya tazminat hukukundan kaynaklanan davalarda “ıslah” müessesesi sıklıkla başvurulan bir yoldur. Ancak, dava dilekçesinde ilk başta hiç zikredilmeyen, yani dava konusu yapılmayan tamamen yeni bir talebin, yargılama sürecinde “kısmen ıslah” dilekçesi verilerek davaya dahil edilip edilemeyeceği hususunda Yargıtay daireleri arasında çok uzun süredir derin görüş ayrılıkları ve uygulama farklılıkları bulunmaktaydı.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, tüm yüksek daireleri ve ilk derece mahkemelerini bağlayacak şekilde bu hukuki belirsizliğe son vermiş ve dava stratejilerini baştan aşağı değiştirecek tarihi bir karara imza atmıştır.
2. Kararın Teknik Analizi ve Getirdiği Sıkı Usul Kuralı
Resmi Gazete’de yayımlanan İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, hukuk yargılamasında ıslah sınırları net olarak çizilmiştir:
- Uygulama Farklılığı Ortadan Kaldırılmıştır: Yargıtay’ın en üst karar organı olan İBGGK, daireler arasındaki çelişkili kararları konsolide ederek yeknesak ve bağlayıcı bir kural koymuştur.
- Islahla Yeni Talep Eklenmesi Yasaklanmıştır: Alınan karara göre; hukuk yargılamasında dava dilekçesinde başlangıçta yer almayan, unsurları belirtilmeyen ve talep edilmeyen bir hak veya alacak, sonradan “kısmen ıslah” yoluyla hiçbir şekilde davaya dâhil edilemez.
- Mevcut Davanın Genişletilmesi Sınırı: Islah, ancak dava dilekçesinde zaten yer alan mevcut bir talebin miktarını artırmak (örneğin belirsiz alacak davasında bilirkişi raporu doğrultusunda tutarı revize etmek) veya dava zeminini değiştirmek için kullanılabilir. Sıfırdan yeni bir talep ekleme aracı olarak kullanılamaz.
3. Şirket Yönetimleri, Finans ve Hukuk Departmanları İçin Operasyonel Notlar
Daha önceki sirkülerlerimizde (2026/192) Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi beyanname sürelerinin son dakika sirküleri ile uzatıldığından bahsetmiştik. Vergi ve şirketler hukuku süreçlerinin iç içe geçtiği bu dönemde, Yargıtay’ın bu yeni “ıslah yasağı” kararı, özellikle şirketlerin taraf olduğu ticari ve hukuki davalarda şirketler lehine çok güçlü bir usul kalkanı doğurmaktadır:
- Ticari Davalarda Savunma Stratejisi: Şirketlerin mali işler (CFO) ve hukuk birimleri, mevcut ve yeni açılacak ticari alacak veya tazminat davalarında, davacı tarafın ıslah dilekçelerini çok daha sıkı denetlemelidir. Dava dilekçesinde unuttuğu bir kalemi (örneğin sözleşmeden doğan cezai şart veya farklı bir fatura alacağını) yargılama aşamasında ıslahla eklemeye çalışan davacılara karşı, bugünkü Yargıtay İBGGK kararı emsal gösterilerek derhal usulden itiraz edilmelidir. Mahkeme bu talebi reddetmek zorundadır.
- Ek Dava ve Zamanaşımı Avantajı: Davacılar unuttukları talepleri için artık kısmen ıslah yapamayacak, mecburen “ek dava” açmak zorunda kalacaklardır. Ek davanın açıldığı tarih yeni dava tarihi sayılacağından, şirketler için geriye dönük zamanaşımı def’ini ileri sürmek çok daha avantajlı hale gelecek ve şirketlerin karşı karşıya kalacağı finansal riskler ciddi oranda düşebilecektir.















