Mustafa Çelik
Vergi Danışmanı
Tarih: 29.06.2026
Kaynak: 27.06.2026 Tarihli ve 33293 Sayılı Resmi Gazete (Danıştay Üçüncü Daire Kararı – Esas No: 2025/1144, Karar No: 2026/894)
1. Giriş ve Hukuki Uyuşmazlığın Arka Planı
Mükelleflerin bankalar aracılığıyla vadeli/vadesiz hesaplar üzerinden yaptıkları kaydi altın (altın mevduat hesabı vb.) alım-satım ve itfa işlemlerinden mevzuat uyarınca yapılan vergi kesintileri (stopaj/BSMV uygulamaları), uzun süredir yargı mercileri arasında bir görev uyuşmazlığına neden olmaktaydı.
Bazı vergi mahkemeleri, bankalar ile müşterileri arasındaki bu işlemleri birer “özel hukuk sözleşmesi ve ilişkisi” olarak değerlendirmekte; bu kesintilere karşı açılan davaları “görev yönünden” reddederek mükellefleri adli yargıya (Tüketici veya Asliye Hukuk Mahkemelerine) yönlendirmekteydi. Bu durum, vergi hukukunun anayasal ilkeleri ile bağdaşmayan ve mükelleflerin hak arama özgürlüğünü kısıtlayan bir belirsizlik yaratıyordu. Danıştay resmen yayımlanan bu son kararıyla tartışmalara son noktayı koymuştur.
2. Danıştay Kararının Teknik Analizi ve Getirdiği Esaslar
Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, ilk derece vergi mahkemesinin kesintiyi “özel hukuk uyuşmazlığı” sayarak reddeden kararı Danıştay tarafından kanun yararına bozulmuştur. Kararın gerekçesinde ve teknik uygulamasında şu unsurlar öne çıkmaktadır:
- Ortada İdari Bir Vergilendirme İşlemi Vardır: Danıştay, bankaların rüçhan hakkı, stopaj veya vergi sorumluluğu kapsamında yaptığı kesintilerin, bankanın kendi inisiyatifinden değil, devletin egemenlik gücüne dayanarak yürürlüğe koyduğu mevzuattan kaynaklandığını belirtmiştir.
- Vergi Yargısı Esastan İncelemek Zorundadır: Bankaların kamusal bir yükümlülüğü yerine getirdiği, dolayısıyla yapılan işlemin tamamen bir “idari vergilendirme işlemi” olduğu netleştirilmiştir. Bu kesintilerin hukuka uygun olup olmadığına dair uyuşmazlıkların adli yargıda değil, vergi yargısında (vergi mahkemelerinde) esastan incelenerek karara bağlanması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
3. Finans, Bankacılık ve Vergi Departmanları İçin Operasyonel Notlar
Daha önceki sirkülerlerimizde (2026/186) Danıştay VDDK’nın KDV özel esaslar (kod) listesine alınma işlemlerinde mahkemelerin esasa girmesi gerektiğine yönelik kararıyla mükelleflere getirdiği yargısal güvenceden bahsetmiştik. Danıştay’ın kaydi altın işlemlerine ilişkin bu yeni kararı ise finans dünyasında şu stratejik adımları doğurmaktadır:
- Dava Açma Yolunun Netleşmesi: Bankalar nezdinde yapılan kaydi altın yatırımlarından yersiz, hatalı veya yüksek oranlı vergi kesintisi yapıldığını düşünen gerçek ve tüzel kişi mükellefler, artık görev reddi korkusu yaşamadan, doğrudan kesintinin yapıldığı tarihi takip eden yasal süre içinde Vergi Mahkemelerinde iptal ve iade davası açabileceklerdir.
- Bankalar ve Aracı Kurumlar İçin Risk Yönetimi: Bankaların mevzuat uyum ve vergi departmanları, müşteriler tarafından açılabilecek olası davalarda “görev itirazı” argümanının artık düşmüş olduğunu bilerek, rüçhan ve kesinti listelerini yürürlükteki tebliğ ve kararnamelere %100 uyumlu şekilde revize etmelidir.
27.06.2026 Tarihli Resmi Gazete – Danıştay Kanun Yararına Bozma Karar Metni İçin Tıklayınız















