Mahmut Çolak
İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı
Tarih: 19.04.2026
Kaynak: 17.04.2026 tarihli ve 33227 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı (Esas: 2025/9524; Karar: 2026/756)
İşçinin fesih bildirim tebligatını imzalamaktan kaçınması, bildirimin yapılmadığı anlamına gelmez. İşveren, ihbar önelinin verildiğini ve bildirimin tebliğ edilmeye çalışıldığını, işçinin imzadan imtina etmesi üzerine durumun tutanakla kayıt altına alındığını ispat ederse bildirim geçerli sayılır. Karar, 17.04.2026 tarihli ve 33227 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ilamıdır (Esas: 2025/9524; Karar: 2026/756).
Uyuşmazlık Konusu: İmzadan İmtina ve İhbar Tazminatı
İş hayatında sıklıkla karşılaşılan, işverenin fesih bildirimini (ihbar öneli) işçiye tebliğ etmek istemesi ancak işçinin bu belgeyi imzalamaktan kaçınması (imtina etmesi) durumu, Yargıtayın emsal niteliğindeki bu kararı ile açıklığa kavuşmuştur. Davacı işçi, bildirimin kendisine usulüne uygun yapılmadığını iddia ederek 4 haftalık ihbar tazminatı talebinde bulunmuştur.
Kararın Usulü: Kanun Yararına Temyiz
Resmî Gazete’de yayımlanan ilamda, ilk derece mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesinin Adalet Bakanlığı tarafından istenildiği belirtilmiştir. İncelenen karar İstanbul Anadolu 52. İş Mahkemesinin 16.05.2025 tarihli, 2024/599 E., 2025/266 K. sayılı kararıdır; dava 10.12.2023 tarihinde açılmıştır. Kanun yararına temyiz, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 363’üncü maddesinde düzenlenmiştir.
Dosyada davacı, 20.02.2023–27.08.2023 tarihleri arasında yardımcı klinik elemanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin ihbar öneli tanınmadan sona erdirildiğini ve ihbar süresinin 28 gün olduğunu ileri sürmüş; davalı işveren ise 29.07.2023 tarihinde fesih bildirim tebligatını yapmak istediğini, davacının imzadan imtina etmesi üzerine 29.07.2023 tarihli tutanağı tanzim ettiğini savunmuştur.
Geçerli Tebligat Tespiti
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararında şu tespitleri yapmıştır:
- İspat yükü ve tutanak: İşveren, işçiye ihbar öneli verildiğini ve fesih bildiriminin tebliğ edilmeye çalışıldığını, işçinin imzadan kaçınması üzerine bu durumu tutanakla kayıt altına aldığını kanıtlamıştır.
- Tebligatın geçerliliği: İşçinin fesih bildirim tebligatını imzalamaktan kaçınması, bildirimin yapılmadığı anlamına gelmez. İşveren tarafından tutulan imzadan imtina tutanağı ile bildirim geçerli sayılmış ve işçinin ihbar tazminatı talebi reddedilmiştir.
İşverenlerin Alması Gereken Önlemler
Bu karar, fesih süreçlerinde işverenlerin ispat yükümlülüğünü nasıl yerine getirmesi gerektiğini göstermektedir:
- Tutanak tutulması: İşçi bildirimi imzalamazsa, en az iki şahit huzurunda durumun tutanak altına alınması önemlidir.
- Noter kanalı: Tereddütlü durumlarda veya işçinin işyerini terk etmesi hâlinde bildirimin aynı gün noter kanalıyla gönderilmesi ispat gücünü artıracaktır.
- İhbar öneli takibi: İhbar süresi kullandırılan işçiye bu süre zarfında 4857 sayılı Kanunun 27’nci maddesindeki iş arama izinlerinin de verilmesi, feshin usulüne uygunluğunu tamamlayan unsurlardır.
Sonuç
İşçinin yalnızca imzadan kaçınarak ihbar süresini geçersiz kılma ve tazminat talep etme yaklaşımı, usulüne uygun tutulmuş bir tutanak karşısında hukuki geçerliliğini yitirmektedir.
Sık Sorulan Sorular
İşçi fesih bildirimini imzalamazsa bildirim geçersiz mi olur?
Hayır. İmzadan imtina, bildirimin yapılmadığı anlamına gelmez; işveren imzadan imtina tutanağıyla bildirimi ispat edebilir.
Tutanak nasıl tutulmalı?
Bildirimin tebliğ edilmeye çalışıldığı ve işçinin imzalamaktan kaçındığı, tarih belirtilerek ve tercihen en az iki tanık huzurunda tutanağa geçirilmelidir.
Noter tebligatı gerekli mi?
Zorunlu değildir; ancak işçinin işyerini terk etmesi gibi tereddütlü durumlarda bildirimin aynı gün noter kanalıyla gönderilmesi ispat gücünü artırır.
İhbar öneli kullandırılırken başka hangi yükümlülük var?
İhbar süresi içinde işçiye 4857 sayılı Kanunun 27’nci maddesi uyarınca iş arama izni verilmesi gerekir.
Karar tarafların durumunu değiştirdi mi?
İlam, ilk derece mahkemesinin kesin olarak verdiği kararın Adalet Bakanlığının istemi üzerine kanun yararına temyizen incelenmesi sonucunda verilmiştir. Kanun yararına temyizin sonuçları 6100 sayılı Kanunun 363’üncü maddesinde düzenlenmiştir.
Bu sirkülerde atıf yapılan belgeler
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı (17.04.2026 tarihli ve 33227 sayılı Resmî Gazete)resmigazete.gov.tr
- Karar metni (PDF)
- 4857 sayılı İş Kanunu (17’nci madde — süreli fesih ve ihbar tazminatı; 27’nci madde — yeni iş arama izni)mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (363’üncü madde — kanun yararına temyiz)mevzuat.gov.tr
Bu sirküler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut uygulama öncesinde ilgili resmî kaynakların güncel hâli ve şirketin özel koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.