Mahmut Akman
İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı
Tarih: 01.06.2026
Kaynak: 4857 Sayılı İş Kanunu (Madde 24 ve 25) ile Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Emsal Kararları
1. Giriş
Çalışma hayatında fazla çalışma (mesai) uygulamaları, sadece ücret tahakkuku yönüyle değil, taraflar arasındaki iş ilişkisinin sona ermesi (fesih) süreçlerinde de en büyük uyuşmazlık konularından birini oluşturmaktadır. İşçinin hak ettiği fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi ya da işçinin işverenin mesai talebine direnmesi, iş sözleşmesinin haklı veya geçerli nedenle feshini beraberinde getirmektedir. Yargıtay kararları doğrultusunda konuyu taraflar açısından iki ana başlıkta incelemek mümkündür.
2. Fesih Süreçlerinin Hukuki Değerlendirmesi
A) İş Sözleşmesinin İşçi Tarafından Feshi (Haklı Nedenle İstifa)
İşçinin fazla çalışma yapmasına rağmen bu çalışmanın karşılığı olan zamlı ücretlerin işveren tarafından ödenmemesi veya eksik ödenmesi, işçiye iş sözleşmesini derhal sona erdirme yetkisi verir.
- Geniş Anlamda Ücret Kavramı: Yargıtay emsal kararlarında (9. HD., E.2007/37108, K.2008/6304), 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24’üncü maddesinin II numaralı fıkrasının (e) bendinde düzenlenen “İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse” hükmündeki “ücret” ibaresinin geniş anlamda ele alınması gerektiğini sabitlemiştir. Fazla mesai ücretleri de bu geniş anlamda ücretin ayrılmaz bir parçasıdır.
- Kıdem Tazminatı Hakkı: Fazla mesai alacakları ödenmeyen işçinin işyerinden ayrılması, yasal olarak “eylemli olarak haklı biçimde fesih” niteliğindedir (9. HD., E.2007/40188, K.2008/119). Bu şekilde haklı nedenle işi bırakan işçi, ihbar tazminatı talep edemez ancak çalışma süresi 1 yılı aşmışsa kıdem tazminatına doğrudan hak kazanır.
B) İş Sözleşmesinin İşveren Tarafından Feshi (İşçinin Mesaiye Direnmesi)
İşverenin fazla çalışma talep etmesine karşılık işçinin bu talebi reddetmesi veya fazla mesaiye kalmaması durumunda, işverenin tazminatsız (haklı) fesih hakkının doğup doğmadığı belirli yasal şartlara bağlıdır.
- İşçinin Direnme Hakkı (Geçersiz Fesih): İşveren işçiye haftalık 45 saatin üzerinde yoğun bir çalışma yaptırıyor ancak geçmiş dönem fazla mesai ücretlerini düzenli olarak ödemiyorsa, işçinin daha fazla çalışmaya direnme ve mesaiye kalmama hakkı mevcuttur. Ücreti ödenmeyen işçinin mesaiye kalmadığı gerekçesiyle işten çıkarılması geçersiz fesih sayılır ve işçi açacağı davayla işe iade hakkı elde eder (9. HD., E.2006/6685, K.2006/7652).
- İşverenin Haklı Fesih Hakkı: İşçinin fazla çalışmaya direnmesinin işveren açısından haklı bir fesih nedeni (İş Kanunu Madde 25/II) sayılabilmesi için şu şartların bir arada bulunması gerekir:
- İşverenin işçiye ait geçmiş dönem fazla mesai ücretlerini eksiksiz ve zamanında ödüyor olması,
- Daha önceki sirkülerlerimizde (2026/92) belirttiğimiz yasal sınırların (yıllık 270 saat sınırı, günlük 11 saat barajı, gebe/kısmi süreli çalışanlar gibi fazla çalışma yasakları) ihlal edilmemiş olması,
- İşçinin yasal olarak geçerli yazılı onayının (muvafakatinin) bulunması.
3. İşverenler ve İnsan Kaynakları Yönetimi İçin Kritik Öneriler
- Bordro-Banka Senkronizasyonu: İşçinin “fazla mesaim ödenmiyor” gerekçesiyle eylemli fesihte bulunarak kıdem tazminatı talep etmesini engellemenin tek yolu, puantaj kayıtlarında görünen mesailerin bordrolaştırılması ve ödemelerin her ay banka kanalıyla düzenli yapılmasıdır.
- Onay Yönetimi: Yıllık 270 saat sınırına yaklaşan personelin takibinin yapılması ve onay formlarının güncelliğinin özlük dosyalarında denetlenmesi, işçinin mesaiye direnme hakkını boşa çıkararak işverenin yönetim hakkını hukuken koruyacaktır.















