Prozon
İş ve Sosyal Güvenlik Sirküler no. 1859

Yargıtay’dan Emsal Karar: Usulsüz Tebligat Sonucu Şirketin Savunma Haklarının Kısıtlanması Kanun Yararına Bozma Nedeni Sayıldı

Yakup Öztürk
Yayın: 3 dk okuma
PDF indir Kaynaklar

Mahmut Çolak
İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı
Tarih: 18.08.2026
Kaynak: 18.08.2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yargıtay 3, 7 ve 9. Hukuk Dairelerine ait kararlar arasındaki Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 03.03.2026 tarihli, E. 2026/2099, K. 2026/1918 sayılı kararı

Kısa cevap

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, davalı şirkete dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma gününün usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle şirketin cevap verme, delil gösterme ve duruşmaya katılma imkânının ortadan kalkmasını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27’nci maddesindeki hukuki dinlenilme hakkının ihlali saymış ve ilk derece mahkemesi kararını kanun yararına bozmuştur. HMK’nın 363’üncü maddesi uyarınca bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz; bozma kararının bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilir ve Bakanlıkça Resmî Gazete’de yayımlanır — karar bu nedenle Resmî Gazete’de yer almıştır.

Kararın Hukuki Çerçevesi

Anayasanın 36’ncı maddesinde güvence altına alınan hak arama hürriyeti ile 6100 sayılı Kanunun 27’nci maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı, yargılamanın temel usul güvencelerindendir. Tarafların iddia ve savunmalarını mahkeme önünde serbestçe dile getirebilmesi, her şeyden önce dava dilekçesi ile duruşma gününün 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun tebliğ edilmiş olmasına bağlıdır.

Usulsüz Tebligat ve Hukuki Dinlenilme Hakkının İhlali

  • Tebligat usulsüzlüğü: Daire, ilk derece mahkemesince dava dilekçesi ile ön inceleme duruşma gününün davalı şirkete usule aykırı tebliğ edildiğini tespit etmiştir.
  • Savunma hakkının kısıtlanması: Usulsüz tebligat sonucunda davalı şirketin davadan haberdar olamadığı; cevap dilekçesi sunma, delil gösterme ve duruşmaya katılarak savunma yapma hakkının elinden alındığı belirtilmiştir. Bu durum hukuki dinlenilme hakkına aykırı bulunmuştur.
  • Taraf teşkili: Kararda ayrıca, birleşen davanın davalısının asıl davada da davalı gösterilmesinin usul ve esas bakımından isabetsiz olduğu, taraf teşkili ve husumet yönünden yapılan bu tür hataların yargılamayı sakatladığı vurgulanmıştır.

Kanun Yararına Bozmanın Hukuki Sonucu

6100 sayılı Kanunun 363’üncü maddesi uyarınca:

  • İlk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş kararlara karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
  • Temyiz talebi Yargıtayca yerinde görülürse karar kanun yararına bozulur. Bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
  • Bozma kararının bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilir ve Bakanlıkça Resmî Gazete’de yayımlanır.

Bu nedenle kanun yararına bozma, somut davanın taraflarına yeni bir hak sağlamaz; değeri emsal ve yol gösterici niteliktedir. Kesinleşmiş bir karardan etkilenen tarafın kendi başvurabileceği yollar (süresi içinde istinaf/temyiz, usulsüz tebligatın öğrenilmesi hâlinde tebligat tarihinin düzeltilmesi talebi veya 6100 sayılı Kanunun 95 ve devamı maddelerindeki eski hâle getirme) bundan ayrıdır.

Şirket Yöneticileri, İK Direktörleri ve Hukuk Birimleri İçin Notlar

Daha önceki sirkülerlerimizde (2026/128) ilkyardım eğitimi zorunluluğunu ve (2026/123) Anayasa Mahkemesinin işe iade davalarındaki arabuluculuk kararını incelemiştik. Bu karar karşısında dikkat edilmesi gerekenler:

  • Tebligat adreslerinin güncelliği: Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) adresleri ile ticaret sicilinde kayıtlı tebligat adreslerinin güncel ve faal tutulması gerekir. Adres değişikliği tescil edilmezse, 7201 sayılı Kanunun 35’inci maddesi uyarınca bilinen son adrese yapılan tebligat geçerli sayılabilir.
  • Gıyapta sonuçlanan dosyalar: Şirketin haberi olmadan usulsüz tebligatla yürütülüp aleyhe sonuçlanan dosyalarda, tebligatın usulsüzlüğü ileri sürülerek süresi içinde kanun yolları ve eski hâle getirme imkânları değerlendirilmelidir. Kanun yararına bozma bu sonucu kendiliğinden sağlamaz.
  • Taraf teşkili kontrolü: Birleşen davalarda taraf ve husumet ilişkilerinin dosya bazında kontrol edilmesi, sonradan bozma sebebi oluşmasını önler.

Sık Sorulan Sorular

Kanun yararına bozma kararı davayı yeniden açar mı?

Hayır. HMK md. 363 uyarınca bu bozma, kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz; kararın emsal değeri vardır.

Kanun yararına temyize kim başvurabilir?

Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı.

Bu kararlar neden Resmî Gazete’de yayımlanıyor?

HMK md. 363 uyarınca bozma kararının bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilir ve Bakanlıkça Resmî Gazete’de yayımlanır.

Usulsüz tebligat hangi hakkı ihlal eder?

Anayasanın 36’ncı maddesindeki hak arama hürriyeti ile HMK md. 27’deki hukuki dinlenilme hakkını; taraf cevap verme, delil gösterme ve duruşmaya katılma imkânından yoksun kalır.

Şirket adres değişikliğini tescil etmezse ne olur?

7201 sayılı Tebligat Kanununun 35’inci maddesi uyarınca bilinen son adrese yapılan tebligat geçerli sayılabilir.


Bu sirküler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut uygulama öncesinde ilgili resmî kaynakların güncel hâli ve şirketin özel koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu sirküleri saklayın PDF indir
Bu içeriği paylaşın
Tüm sirkülerler Prozon · Sirküler no. 1859
Prozon ile bir adım ileri

Mevzuattan uygulamaya,
yanınızdayız.

İnsan kaynakları, bordro, yatırımlar ve Ar-Ge için teknoloji ve uzmanlık.