Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, istifa dilekçesinden önce başka bir işyerine başvurup işe kabul edilen ve işe başlama taahhüdü veren işçinin, iki gün sonra “işçilik alacakları ödenmedi” diyerek gönderdiği fesih ihtarnamesini samimi bulmamış ve kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiğine hükmetmiştir.
Olay ve Karar
Maaşının aldığı gerçek ücret üzerinden gösterilmediği gerekçesiyle istifa eden işçi, kıdem tazminatı ve mesai alacağına dair dava açmış, İş Mahkemesi alacakların ödenmesine karar vermiş, ancak Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesi 19 Ocak 2021 tarihli kararı ile (E.2020/4388 – K.2021/1453) işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiğini öne süren işçinin, başka bir işyerinde çalışmak için kendi isteği ile işyerinden istifa ettiği için tazminat alamayacağına hükmedilmiştir.
Karar metninde aşağıdaki hususlara yer verilmiştir.
Uyuşmazlık
Taraflar arasında iş akdinin davacı tarafından işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle feshedilip edilmediği uyuşmazlık konusudur.
İstifa Dilekçesi
Somut uyuşmazlıkta davacının, 25.11.2015 tarihli el yazısı ile yazılı ve imzalı istifa dilekçesinde “ … firmasından kendi gönül rızamla istifa ediyorum. Kıdem tazminatım haricinde yasal hiçbir alacağım yoktur.” demek suretiyle işyerinden istifa ettiği anlaşılmaktadır.
Önceki İş Başvurusu
Dosya içerisinde bulunan 06.10.2015 tarihli iş başvuru formu ile davacının ……………… adlı işyerine iş başvurusunda bulunduğu ve ………………. İnsan Kaynakları Müdürlüğü’ne hitaben yazılan form içeriğinden iş başvurusunun kabul edildiği ve davacının 30.11.2015 tarihinde işe başlayacağına dair taahhütte bulunduğu görülmektedir.
Sonuç
Davacı istifa dilekçesinden iki gün sonra 27.11.2015 tarihinde noterden gönderdiği ihtarnamesi ile işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiğini bildirmiş ise de; başka bir işyerinde çalışmak için kendi isteği ile işyerinden istifa eden davacının kıdem tazminatının reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Kararın incelenmesinden; davacının mevcut işyerinde çalışırken gerçek ücretinin ödenmediğini ileri sürerek tazminat talebinde bulunarak işyerinden ayrıldığı, ancak davacının istifa dilekçesinden önce başka bir işyerinde çalışmak üzere müracaat ettiği, iş başvurusunun kabul edildiği ve işe başlamasına karar verildiği görülmüştür. Yargıtay bu kararı ile, işçinin gerçek niyetinin istifa dilekçesinden önce başka bir işyerinde çalışmaya karar verdiğini tespit ettiğinden işçinin istifa dilekçesini samimi bulmamış ve kıdem tazminatının reddine karar vermiştir.
Sık Sorulan Sorular
Karar neye dayanıyor?
İşçinin istifa dilekçesinden önce başka bir işyerine başvurmuş, başvurusunun kabul edilmiş ve işe başlama taahhüdünde bulunmuş olmasına.
Fesih ihtarnamesi sonucu değiştirdi mi?
Hayır. İstifadan iki gün sonra gönderilen ihtarname, istifanın gerçek niyeti karşısında sonucu değiştirmemiştir.
Kıdem tazminatı ödenecek mi?
Karara göre hayır; kıdem tazminatı talebinin reddi gerekir.
İşveren açısından çıkarılacak ders nedir?
İstifa öncesi iş başvurusu, kabul yazısı ve işe başlama taahhüdü gibi belgeler, istifanın samimiyetinin değerlendirilmesinde belirleyici olabilmektedir.
Bu sirkülerde atıf yapılan belgeler
- 4857 sayılı İş Kanunu (24’üncü madde — işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı)mevzuat.gov.tr
- 1475 sayılı İş Kanunu (yürürlükteki 14’üncü madde — kıdem tazminatı)mevzuat.gov.tr
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 19.01.2021, E. 2020/4388, K. 2021/1453
Bu sirküler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut uygulama öncesinde ilgili resmî kaynakların güncel hâli ve şirketin özel koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.