Mahmut Çolak
İş ve Sosyal Güvenlik Danışmanı
Tarih: 14.05.2026
Kaynak: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.10.2025 tarihli ve E: 2024/774, K: 2025/663 sayılı kararı ile 5510 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesi
Şantiyede konaklayan bir işçinin, vardiya bitiminden sonra kendi isteğiyle şantiye sahasının dışına çıkıp çayda balık tutarken boğulması, karara göre iş kazası sayılmamıştır. Gerekçe üç noktada toplanmaktadır: olay işverenin kontrolündeki organizasyon alanının dışında gerçekleşmiştir, yürütülen işle illiyet bağı yoktur ve işçi görevlendirilmeksizin kendi iradesiyle hareket etmiştir.
Kanunun Ölçütü: 5510 Sayılı Kanun’un 13’üncü Maddesi
İş kazasının tanımı kanunda sayma yoluyla yapılmıştır. Maddeye göre iş kazası, sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren ve şu hâllerde meydana gelen olaydır:
- (a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
- (b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle (sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle),
- (c) Bir işverene bağlı çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
- (d) Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
- (e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında.
Olayın bu beş bentten birine girmesi gerekir. Karara konu olayda işçi ne işyerindeydi, ne yürütülen iş nedeniyle oradaydı, ne görevlendirilmişti, ne de işverence sağlanan bir taşıtla yolculuk hâlindeydi. Bu nedenle sayılan hâllerin hiçbiri gerçekleşmemiştir.
Uyuşmazlığın Seyri
| Aşama | Sonuç |
|---|---|
| İlk derece mahkemesi | Kazanın işyeri dışında, işverenin yürüttüğü iş konusu dışında ve işçinin kendi isteğiyle gerçekleştiği gerekçesiyle ret |
| Bölge adliye mahkemesi | Şantiyenin meskûn mahal dışında olması ve işçinin iş nedeniyle orada bulunması sebebiyle çevresel risklerin iş organizasyonu kapsamında olduğu gerekçesiyle iş kazası |
| Yargıtay 10. Hukuk Dairesi | Olayın işyeri dışında ve yürütülen işin kapsamı dışında gerçekleştiği gerekçesiyle bozma |
| Hukuk Genel Kurulu | Direnme üzerine yapılan incelemede kazanın iş kazası sayılamayacağı |
Kararın Dayandığı Üç Ölçüt
- Organizasyon alanının dışında olma. Sigortalının vardiya sonrası şantiye sahasından ayrılıp köprünün karşı tarafına, başka bir ilçeye bağlı alana geçmesi; olayın işverenin doğrudan veya dolaylı kontrolündeki organizasyon alanı dışında gerçekleştiğini göstermektedir.
- İşle illiyet bağının bulunmaması. Zararlandırıcı olay, işveren tarafından yürütülmekte olan iş sebebiyle meydana gelmemiş ve sigortalının yaptığı işle ilişkisi kurulamamıştır.
- Kendi iradesiyle hareket etme. İşçi işverence görevlendirilmemiş, tamamen kendi isteğiyle ve kişisel bir uğraş için tehlikeli bölgeye gitmiştir.
İşverenler İçin Değerlendirme
Karar, şantiye ve baraj gibi meskûn mahal dışındaki işyerlerinde “işyeri eklentisi” kavramının sınırsız olmadığını göstermektedir. Ancak bundan “şantiye dışında olan her şey işvereni ilgilendirmez” sonucu çıkarılmamalıdır:
- Kanunun (a) bendi işyerini, (c) bendi görevlendirmeyi, (e) bendi ise işverence sağlanan taşıtla gidiş gelişi kapsar. Konaklamanın işverence sağlandığı şantiyelerde, olayın konaklama alanı içinde veya işverence sağlanan taşıtla yolculuk sırasında meydana gelmesi hâlinde değerlendirme farklı olur.
- Şantiye sınırlarının fiilen belirlenmesi (çevre güvenliği, uyarı levhaları), tehlikeli alanların işaretlenmesi ve mesai dışı faaliyetlerde sınırların aşılmaması yönünde iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmesi, kusur sorumluluğu tartışmasında ayrıca önem taşır. İş kazası sayılmaması, işverenin genel hükümlere göre sorumluluğunun her hâlükârda bulunmadığı anlamına gelmez.
- İş kazası bildirimi ayrı bir yükümlülüktür. 5510 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesi uyarınca 4/1-(a) kapsamındaki sigortalılarda bildirim, işveren tarafından o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde yapılır. Olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağını değerlendirme yetkisi Kurumdadır; tereddüt hâlinde bildirimden kaçınılmamalıdır.
Doğrulama Notu
Kararın künyesi sirkülerin ilk hâlinde verildiği şekliyle korunmuştur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 22.10.2025, E: 2024/774, K: 2025/663); ancak karar metnine resmî kaynaklardan ulaşılamamıştır. Yukarıdaki yargılama seyri ve gerekçe özeti sirkülerin ilk hâlindeki anlatıma dayanmaktadır. Kanun hükümleri ise 5510 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesinin yürürlükteki metninden alınmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Olay neden iş kazası sayılmadı?
Karara göre olay işverenin organizasyon alanı dışında gerçekleşmiş, yürütülen işle illiyet bağı kurulamamış ve işçi görevlendirilmeksizin kendi iradesiyle hareket etmiştir.
İş kazasının kanuni tanımı nedir?
5510 sayılı Kanun md. 13’te beş hâl sayılmıştır: işyerinde bulunulan sırada, yürütülen iş nedeniyle, görevli olarak işyeri dışına gönderilme nedeniyle, süt izni zamanlarında ve işverence sağlanan taşıtla gidiş geliş sırasında.
Şantiyede konaklamak tek başına yeterli mi?
Değil. Belirleyici olan, olayın işverenin kontrolündeki alanda veya yürütülen iş nedeniyle meydana gelip gelmediğidir.
İş kazası sayılmazsa işverenin hiçbir sorumluluğu kalmaz mı?
İş kazası sayılmaması sosyal güvenlik hukuku bakımındandır; işverenin genel hükümlere göre kusur sorumluluğu ayrıca değerlendirilir.
Şüpheli hâllerde bildirim yapılmalı mı?
Evet. Olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağını değerlendirmek Kuruma aittir; bildirim yükümlülüğü kanuni sürelere tabidir.
Bildirim süreleri nedir?
4/1-(a) kapsamındaki sigortalılarda yetkili kolluk kuvvetlerine derhal, Kuruma en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde.
Bu sirkülerde atıf yapılan belgeler
Bu sirküler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut uygulama öncesinde ilgili resmî kaynakların güncel hâli ve şirketin özel koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.