Uzman görüşü raporu, tarafların 6100 sayılı HMK’nın 293’üncü maddesine dayanarak bilirkişi dışında kendi seçtikleri uzmandan aldıkları bilimsel mütalaadır. Uzmanı taraf seçer, raporu mahkemeye taraf sunar, itiraz yolu yoktur ve masrafı talep eden taraf karşılar. Yargıtay’a göre rapor bir delil değil, görüşü sunan taraf açısından bağlayıcı bir beyan niteliğindedir.
Hukuki Dayanak: HMK 293
“Uzman görüşü raporu” hukuki dayanağını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Uzman Görüşü” başlıklı 293’üncü maddesinde almaktadır. Bu maddeye göre;
(1) Taraflar, dava konusu olayla ilgili olarak, uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler. Sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez.
(2) Hâkim, talep üzerine veya resen, kendisinden rapor alınan uzman kişinin davet edilerek dinlenilmesine karar verebilir. Uzman kişinin çağrıldığı duruşmada hâkim ve taraflar gerekli soruları sorabilir.
(3) Uzman kişi çağrıldığı duruşmaya geçerli bir özrü olmadan gelmezse, hazırlamış olduğu rapor mahkemece değerlendirmeye tabi tutulmaz.
Uzman Görüşü Raporu Nedir?
Bu madde ışığında; “uzman görüşü raporu” tanık, keşif veya bilirkişi gibi bir delil gücüne sahiptir. Uzman görüşü raporu, tarafların (davacı, davalı, işçi, işveren vb.) yargı önünde bilirkişi dışında kendi alanı uzmanından bilimsel özellikli yazılı görüş alarak iddialarını ve savunmalarını kuvvetlendirdikleri bir hukuki belgedir. Uzman görüşü raporu sunan taraf, davasını kazanma ihtimali artmış olacaktır. Bu rapor mahkeme nezdinde takdiri delil sayılmaktadır.
Uzmanı Kim Seçer, Rapor Nasıl Sunulur?
Bilirkişi, hâkim tarafından seçilirken görüşü alınacak uzmanın seçimi tamamen dava taraflarına aittir. İsteyen taraf, iddia ve savunmasının ispatı için uzman görüşü raporu alabilir. Sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez. Uzman kişiden aldığı raporu Mahkemeye tarafların kendisi sunar. Uzman görüşü raporlarına itiraz yolu bulunmamaktadır.
Uzman görüşü raporlarına; hukuk büroları, avukatlar, işçiler, işverenler ve kurumlar gerek dava açılmadan önce, gerekse dava açıldıktan sonra, hatta davada bilirkişi raporu alındıktan sonra bile başvurabilirler.
Masraflar ve Ücret
Uzman görüşüne başvuracak taraf, bu konudaki gerekli masrafları kendisi karşılamak zorundadır. Uzman kişiyle anlaşmasına göre hizmet bedeli serbestçe kararlaştırılabilir. Uzman kişiye ödenecek ücretle ilgili bir tarife bulunmamaktadır. Davanın taraflarının uzman kişiye ödediği ücreti Mahkemeden veya karşı taraftan talepte bulunması mümkün değildir. Bu giderler yargılama giderleri içerisinde sayılmaz.
Yargıtay Kararları
Yargıtay 9. HD, E: 2022/2237, K: 2022/3385, T: 15.03.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin kararında (E: 2022/2237, K: 2022/3385, T: 15.03.2022); uzman görüşü, bu görüşü sunan davacı taraf açısından yazılı belgeye bağlı bir beyan niteliğindedir. Bunun anlamı, uzman görüşünde yer alan maddi vakıaların, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıalar gibi bağlayıcı etkisinin olmasıdır. Dosya kapsamından, mahkemece uzman görüşünün bu etkisi ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığı, gerek hesaplamaya esas alınan (çalışma süresi, haftalık çalışma süresi, aylık ücret miktarı, aylık yemek bedeli vb. gibi) unsurlar, gerekse hesaplanan alacak miktarları yönünden uzman görüşünün bağlayıcılığı üzerinde durulmadığı anlaşılmaktadır. Tarafın bildirdiği vakıanın dışına çıkılıp yeni bir vakıa esas alınmak suretiyle hüküm kurulması hatalıdır. Belirtmek gerekir ki, bilirkişi raporu bir delildir. Uzman görüşü ise, öncelikle görüşü sunan tarafın maddi vakıayı içeren açıklamasıdır. İddiayı güçlendirmeye yarayan uzman görüşünün içeriğindeki vakıaların ispatı ise bilirkişi delili ile mümkün olmaktadır. Açıklanan sebeplerle uzman görüşünün ‘taraf beyanı veya açıklaması’ olma özelliği göz ardı edilmemeli, içeriğindeki vakıaların davacı açısından bağlayıcı olduğu dikkate alınmalı, bu çerçevede yapılacak değerlendirme sonucunda uyuşmazlığın esası ile ilgili bir karar verilmelidir.
Yargıtay 9. HD, E: 2022/10409, K: 2022/14702, T: 10.11.2022
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin kararında (E: 2022/10409, K: 2022/14702, T: 10.11.2022); uzman görüşü, bu görüşü sunan davacı taraf açısından yazılı belgeye bağlı bir beyan niteliğindedir. Bunun anlamı, uzman görüşünde yer alan maddi vakıaların, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıalar gibi bağlayıcı etkisinin olmasıdır. Dosya kapsamından, mahkemece uzman görüşünün bu etkisi ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığı, gerek hesaplamaya esas alınan (çalışma süresi, haftalık çalışma süresi, aylık ücret miktarı, aylık yemek bedeli vb. gibi) unsurlar, gerekse hesaplanan alacak miktarları yönünden uzman görüşünün bağlayıcılığı üzerinde durulmadığı anlaşılmaktadır. Tarafın bildirdiği vakıanın dışına çıkılıp yeni bir vakıa esas alınmak suretiyle hüküm kurulması hatalıdır. Belirtmek gerekir ki, bilirkişi raporu bir delildir. Uzman görüşü ise, öncelikle görüşü sunan tarafın maddi vakıayı içeren açıklamasıdır. İddiayı güçlendirmeye yarayan uzman görüşünün içeriğindeki vakıaların ispatı ise bilirkişi delili ile mümkün olmaktadır. Açıklanan sebeplerle uzman görüşünün taraf beyanı veya açıklaması olma özelliği göz ardı edilmemeli, içeriğindeki vakıaların davacı açısından bağlayıcı olduğu dikkate alınmalı, bu çerçevede yapılacak değerlendirme sonucunda uyuşmazlığın esası ile ilgili bir karar verilmelidir.
Sonuç ve Öneri
Sonuç ve öneri olarak; tarafların (işçi, işveren, taraflar, tarafların avukatları, kurum, kuruluş vb.) kendi iddialarını ve savunmalarını güçlendirerek davayı kendi lehlerine çevirecek olan yargılama sürecinin her aşamasında (işçi-işveren uyuşmazlıkları, işçi alacakları, iş kazaları, vergi, ihale, imar, ceza her türlü davada) alanı uzmanından “uzman görüşü raporu” almalarının çok önemli olduğunu belirtmek isteriz.
Sık Sorulan Sorular
Uzman görüşü raporunu kim seçer?
Bilirkişiyi hâkim seçerken, uzman görüşü alınacak kişinin seçimi tamamen dava taraflarına aittir.
Rapor için mahkemeden ek süre istenebilir mi?
Hayır. HMK 293 uyarınca sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez.
Uzman görüşü raporuna itiraz edilebilir mi?
Uzman görüşü raporlarına itiraz yolu bulunmamaktadır.
Uzmana ödenen ücret karşı taraftan istenebilir mi?
Hayır. Bu giderler yargılama giderleri içinde sayılmaz; mahkemeden veya karşı taraftan talep edilemez.
Dava açıldıktan sonra da uzman görüşü alınabilir mi?
Evet. Dava açılmadan önce, açıldıktan sonra, hatta bilirkişi raporu alındıktan sonra bile başvurulabilir.
Bu sirkülerde atıf yapılan belgeler
Bu sirküler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut uygulama öncesinde ilgili resmî kaynakların güncel hâli ve şirketin özel koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.