Prozon
Vergi ve Mali Mevzuat Sirküler no. 1768

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’ndan Emsal Karar: KDV İadesinde Özel Esaslara (Koda) Alınma İşlemlerine Yargı Denetimi

Yakup Öztürk
Yayın: 5 dk okuma
PDF indir Kaynaklar

Mustafa Çolak
Vergi Danışmanı
Tarih: 19.06.2026
Kaynak: Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun E: 2025/26, K: 2026/6 sayılı ve 01/04/2026 tarihli kararı (19 Haziran 2026 tarihli ve 33285 sayılı Resmî Gazete)

Kısa cevap

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, mükelleflerin “özel esaslar / 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 36’ncı maddesi uyarınca iade talepleri vergi incelemesine göre sonuçlandırılacak mükellefler” kapsamına alınmasına dair işlemin idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olduğuna ve bu işleme karşı açılan davada uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiğine karar vermiştir. Kurul aynı kararda, bu kapsama alma işleminin yasal dayanağı bulunduğunu ve başlı başına hukuka aykırı bir “kategorizasyon” ya da “kodlama” olarak değerlendirilemeyeceğini de belirtmiştir. Karar 01/04/2026 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.

Karar Nasıl Bir Karardır?

Bu karar bir temyiz kararı değil, bölge idare mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın giderilmesi kararıdır. 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un 3/C maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca istemde bulunulmuş, karar aynı maddenin (5) numaralı fıkrası uyarınca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca verilmiştir.

Künye Bilgi
İstemde bulunan Konya Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulu (06/10/2025 tarihli ve E: 2025/19, K: 2025/19 sayılı karar)
Aykırılığa konu kararlar Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 27/03/2025 tarihli ve E: 2025/139, K: 2025/290 sayılı kararı ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 07/07/2025 tarihli ve E: 2025/1544, K: 2025/1546 sayılı ve 28/01/2025 tarihli ve E: 2025/272, K: 2025/125 sayılı kararları
Karar veren merci Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
Esas / Karar E: 2025/26, K: 2026/6
Karar tarihi 01/04/2026 — oybirliğiyle, kesin olarak
Yayım 19 Haziran 2026 tarihli ve 33285 sayılı Resmî Gazete

Kararın Resmî Özeti

“Mükelleflerin ‘özel esaslar/3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca iade talepleri vergi incelemesine göre sonuçlandırılacak mükellefler’ kapsamına alınmasına dair işlemin iptali istemiyle açılan davada, uyuşmazlığın esasına, söz konusu işleme dayanak alınan hususların hukuka uygun olup olmadığı yönünden incelenerek bir karar verilmesi gerektiği hakkında.”

Kurulun Usul Yönünden Vardığı Sonuç

Kurul, kapsama alma işleminin ilgili mükellefin vergisel hak ve yükümlülükleri üzerinde hukuki etki ve sonuç doğurduğunu; işlem sonucunda ticari ilişkileri ile itibarının zedelenebileceğini, bazı ekonomik kayıplara uğramasına yol açılabileceğini ve ticari ilişkide bulunduğu mükelleflerde tereddütlere yol açılarak ticari hayatının olumsuz etkilenebileceğini dikkate almıştır. Kararda ayrıca, işlemin “ilgili kişi ile bu kişiyle hukuki ilişki içinde bulunan kişilere de sirayet etme özelliğine sahip” olduğu vurgulanmıştır.

Bu değerlendirmeyle Kurul, söz konusu işlemin idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinde olduğu ve bu işleme karşı açılan davada uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiği hususunda herhangi bir duraksama bulunmadığı sonucuna varmıştır.

Esas İncelenirken Dikkate Alınacak Mevzuat

Kurul, esasa ilişkin incelemenin hangi mevzuat çerçevesinde yapılacağını da göstermiştir:

  • 3065 sayılı Kanun md. 36/2 — maddenin ikinci fıkrasının, 7524 sayılı Kanun’un 01/09/2024 tarihinde yürürlüğe giren 21’inci maddesiyle değiştirildikten sonraki hâlinin dikkate alınması gerekir. Bu değişiklikle mükelleflerin KDV iade hakkı doğuran işlemlerden kaynaklanan iade talepleri, temel iade yöntemi olarak vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilmek üzere belirlenmiştir. Kanun koyucu bütün mükelleflerin incelemeye alınmasını maddi olarak mümkün görmediğinden, belirli ölçütlere göre olumsuzluk taşımayan mükelleflerin iade taleplerinin alternatif yöntemlerle yerine getirilmesine de imkân sağlamıştır.
  • Hazine ve Maliye Bakanlığına tanınan yetki — mükellefiyet süresi, çalışan sayısı, aktif ve öz sermaye büyüklüğü, ödenen vergi tutarı, vergisel ödevlerin zamanında yerine getirilip getirilmediği, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma yönünde olumsuz rapor ya da tespit bulunup bulunmadığı gibi ölçütleri esas alarak mükelleflerin vergisel uyum seviyelerini ve bu seviyelere göre farklı iade yöntemleri tespit etme yetkisi korunmuştur.
  • Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği — Tebliğ’e 52 Seri No.lu Tebliğ ile eklenen “IV. KDV İadesinde Ortak Hususlar/A1. Genel Açıklama” ve “IV. KDV İadesinde Ortak Hususlar/A2. İadeleri Vergi İncelemesine Tabi Olanlar” başlıklı bölümler.

Kararın Sınırı: İşlemin Yasal Dayanağı Vardır

Kararın yanlış anlaşılmaması gereken yönü budur. Kurul, kapsama alma işlemlerinin “yasal bir dayanağının bulunmadığından bahsedilemeyeceğinin açık olduğunu” ve kanun koyucunun KDV iadelerinde bütün mükellefler için ilkesel olarak öngördüğü iade yönteminin, hakkında olumsuz rapor veya tespit bulunan mükelleflere uygulanmasına yönelik belirlemenin hukuka aykırı bir kategorizasyon, kodlama vb. olarak değerlendirilmesine imkân bulunmadığını belirtmiştir.

Kurulun işaret ettiği denetim, işlemin kendisinin hukuka aykırılığı değil, somut olayda dayanak gösterilen hususların gerçekleşip gerçekleşmediğidir: idari yargı mercii, uyuşmazlığın esasını incelerken, idarece işlemin tesis edilmesine dayanak gösterilen ve Tebliğ’in “A2. İadeleri Vergi İncelemesine Tabi Olanlar” bölümünde gösterilen hukuksal nedenlerin maddi olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirmek durumundadır.

Kararın Sonuç Bölümü

“Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle aykırılığın, mükelleflerin ‘özel esaslar/3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca iade talepleri vergi incelemesine göre sonuçlandırılacak mükellefler’ kapsamına alınmasına dair işlemin iptali istemiyle açılan davada, uyuşmazlığın esasının, söz konusu işleme dayanak alınan hususların hukuka uygun olup olmadığı yönünden incelenerek bir karar verilmesi gerektiği yönünde giderilmesine, 01/04/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.”

Mali İşler Birimleri İçin Notlar

  • Dava usulden reddedilemez. Kapsama alma işleminin “kesin ve yürütülmesi gerekli işlem olmadığı” gerekçesiyle davanın esası incelenmeden sonuçlandırılması, Kurulun aykırılığı giderdiği yön karşısında dayanaksız kalmaktadır.
  • Dosyanın ağırlık merkezi, dayanak gösterilen tespitlerdir. Esas inceleme, idarenin işleme dayanak aldığı olumsuz rapor veya tespitlerin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde yürüyeceğinden; dava dilekçesinde tedarikçilere ilişkin raporların içeriği, mükellefin bu raporlarla ilişkisi ve Tebliğ’in A2 bölümündeki hangi koşulun somut olayda bulunmadığı ayrıntılı biçimde ortaya konulmalıdır.
  • İade sürecinin kendisi ayrı bir başlıktır. Kapsama alınma nedeniyle iade talebinin vergi inceleme raporu sonucuna bağlanması, kanun koyucunun öngördüğü temel iade yöntemidir; nakit akışı planlaması bu ihtimal gözetilerek yapılmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Karar hangi hukuki yol kapsamında verildi?

2576 sayılı Kanun’un 3/C maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca bölge idare mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın giderilmesi istemi üzerine; karar aynı maddenin (5) numaralı fıkrası uyarınca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca verildi.

Kararın tarihi ve oy durumu nedir?

01/04/2026; oybirliğiyle ve kesin olarak.

Karar özel esaslar uygulamasını iptal etti mi?

Hayır. Kurul, uygulamanın yasal dayanağının bulunmadığından söz edilemeyeceğini ve başlı başına hukuka aykırı bir kategorizasyon veya kodlama olarak değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir.

Mahkeme neyi incelemek durumunda?

İşleme dayanak alınan ve Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin “IV. KDV İadesinde Ortak Hususlar/A2. İadeleri Vergi İncelemesine Tabi Olanlar” bölümünde gösterilen hukuksal nedenlerin maddi olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini.

Uygulamanın kanuni dayanağı hangi hüküm?

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 36’ncı maddesinin ikinci fıkrası; bu fıkra 7524 sayılı Kanun’un 21’inci maddesiyle değiştirilmiş ve değişiklik 01/09/2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Karar hangi Resmî Gazete’de yayımlandı?

19 Haziran 2026 tarihli ve 33285 sayılı Resmî Gazete.


Bu sirküler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut uygulama öncesinde ilgili resmî kaynakların güncel hâli ve şirketin özel koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu sirküleri saklayın PDF indir
Bu içeriği paylaşın
Tüm sirkülerler Prozon · Sirküler no. 1768
Prozon ile bir adım ileri

Mevzuattan uygulamaya,
yanınızdayız.

İnsan kaynakları, bordro, yatırımlar ve Ar-Ge için teknoloji ve uzmanlık.